Temel tatil için gittiği sahil kentinde, sabah erkenden kalkar ve plaj kumsalında yürümeye başlar. Bu esnada bir çift de sabah sporu için plaja gelmiştir. Kadın sabah güneşinden yararlanmak için kumsalda güneşlenirken, eşi de hemen yanında şınav çekmektedir.
Temel bu manzarayı görür ve şöyle der:
- Ula kerize bak, karı altından kaçmış haberi yok.!
Trabzonla Rize arasında bir zamanlar gümrük varmış. Temel hergün bisiklet ve önünde bir kum torbasıyla gümrükten geçermiş. Bir gün Gümrük Memuru bu durumdan kuşkulanmış. Temel e :
- Dur. Ne geçiriyorsun gümrükten, demiş. Temel :
- Kum, demiş.
Memur kum torbasına elini sokmuş karıştırmış gerçekten sadece kum varmış torbada. Bu olaydan sonra Temel yıllarca gümrükten bisikletle önünde kum torbası olduğu halde geçmiş. Yıllar sonra Trabzonda bir kahvede Temelle Gümrük Memuru karşılaşmış.
Gümrük Memuru :
- Ula Temel artık emekli oldum sana birşey yapamam gerçekten ne geçiriyordun gümrükten?, demiş.
Temel:
- Bisiklet, demiş
Temel bir gün meyhanede dertli dertli içiyormuş. Onu gören Dursun :
- Ne bu hal, demiş.
Temel :
- Bos ver, demiş. Dursun ısrar etmiş, Temel dayanamamış ve başlamış anlatmaya:
- Hani ben bir zaman Afrikaya gitmiştim ayı avlamaya. Hatırladın mı? Bayağı da uzun kalmıştım hatırlarsan… Avlanmak için günlerce gezindim ve sonunda buldum avlayacak bi ayı ama tam ateş edecekken tüfek bozuldu. Ben de kaçarken uçurumdan aşağı düştüm…
- Eeeee, demiş Dursun, Sonra…
- Her tarafım kan revan içinde komaya girmişim. Sonra ayı beni yuvasına götürdü. Yaralarımı yaladı, balla, sütle besledi beni, iyileştikten sonra da bana tecavüz etti aylarca…
- Buna mi üzülüyorsun, takma kafanı ya bak bu kadar zaman geçti. Çoluk çocuğa karıştın, mutlu bir hayatın var, demiş Durmuş.
Temel :
- Bu da hayat mı be birader… O Afrikada ben burda…
